Dünyaca ünlü Teknoloji Gurusu Guy Kawasaki “Encantment/Büyüleme” adlı kitabında, “Müşterilerinize sunduğunuz ürün ve servislere bir anlam katın” diyor ve tüm servislerinizin şu 5 özelliğe sahip olması gerektiğini vurguluyor: Derinlik, Zeka, Zerafet, Kudret, Bütünsellik… İşinizde “büyüleci” olmak istiyorsanız, güleryüz, sevimlilik (likeable) ve güvenilirliğin (trustworthiness) esas olduğunun altını çiziyor.

Yeni nesil yöneticiler, bir önceki nesil yöneticilerle kıyaslarsanız, belittiğiniz 5 özelliğe göre ne durumdalar?

Zaman, her zaman genç beyinlerin… Günümüzde Facebook gibi büyük teknoloji şirketlerinin geçmişine bakacak olursak, çok da eski, köklü olmadıklarını görüyoruz. Nedense, innovasyon gençleri seviyor ve onların işini tutuyor. Bu belki de gençlerin nasıl zorlu bir işe girdiklerinin tam olarak farkında olmamasından kaynaklanıyor. Bilselerdi belki hiç başlamayabilirlerdi. Bazen “önemsememek, yeterince ciddiye almamak ve sadece yapmak” da iyidir.

Siz de bir Apple çalışanıydınız, ama sonra ayrılmayı tercih ettiniz. Eğer devam etseydiniz, genç bir yönetici karşısında zorlanır mıydınız?

Şimdi dönüp de geriye bakmak kolay tabii. Apple’da çok paralar kazanmıştım, buradan ayrılıp başka bir iş yapmak istediğimde de bu işime yaradı tabii. Ama 15 yıl öncesine gidip sorsaydık, Apple geleceğin en değerli markalardan biri olacak diye, birçok insan bize gülerdi.

“İNOVASYON İÇİN ASLA DİNLENEMEZSİNİZ”

Google da o büyük markalardan biri. Sadece bir arama motoru değil, her alana uzanan ürünleri var. Sizce bundan 10 yıl sonra da pazarın en önemli lideri olarak kalabilecek mi?

Herşey mümkün. Facebook’tan önce de interneti MySpace’in kontrol edeceği söyleniyordu. Görüldüğü gibi öyle olmadı; Facebook’un adı bile geçmiyordu. Günümüzün ise en inovatif işlerin başında Facebook geliyor. Ama bu da değişebilir. Google’ın şu anda sosyal medyayı domine etmeyi başardığını söyleyebiliriz; çünkü arama motoru gibi çok büyük bir avantajları var. Bu güçlerini yadsıyamayız. Google her yerde yerel sayfaları kontrol ediyor. Teknolojide önde olmak da bunu gerektiriyor. Asla dinlenemezsiniz, her zaman bir sonraki inovasyona hazırlanmalısınız.

Peki özel şirketlerin dışında, devletler kamusal alanlarında nasıl ayak uyduracaklar bu yeniliklere? Örneğin Çin’in kendi içinde kullandığı arama motoru, sosyal medya araçları gibi “devlet kurallarına uygun” sitelere mi yönelecekler?

Çin kendi kendine yetebilecek kadar büyük bir pazar. Elbette ki “her ülke için arama motoru, sosyal medya sitesi, bir e-ticaret sitesine gerek var” diye bir şey yok. Dünya artık internet pazarı için tek bir platform, dünyanın herhangi bir ülkesinde; Türkiye’de, Hırvatistan’da ya da Venezuella’da aynı şeyi arayıp buna ulaşabildiğimizi bilmek güzel. Hepimiz aynı sonuçlara ulaşıyoruz.

Aynı sonuçlara ulaşabiliyor muyuz? “egypt” kelimesi Google’da arandığında ABD ve Mısır’da farklı sonuçlar getirdi önümüze, özellikle siyasi çalkantıların baş gösterdiği zamanlar…

Evet bu doğru, ama bu Mısır’ın da düzeltebileceği bir durum değil. Ya da Mısır’ın kontrol edebileceği bir durum olmamalı. En azından birbirine yakın arama sonuçlarına ulaşabiliyoruz şu an.

Apple’a dönecek olursak, Apple’ın kullanıcıları “kutuplaştırıcı” özelliğine dikkat çekiyorsunuz; insanlar Apple’ı ya çok seviyor ya da nefret ediyor… Siz elbette seven taraftasınız?

Evet, çok seven tarafındayım.

Apple’ın yarattığı eko-sistemi nasıl eleştirirdiniz?

Apple’ın ekosistemi kemikleşmiş bir hayran kitlesiyle oluşuyor. Apple’ın IOS’i için ya da Macintosh ürünleri için program geliştiren binlerce de yazılımcı var, Apple’ın tek başına geliştiremeyeceği ya da geliştirmeye gönüllü olmadığı ürünleri ortaya çıkarabiliyorlar. Yeni ürün/servisler çıkarmak için bu gerçekten büyük bir topluluk. Bu yüzden şanslı olduklarını düşünüyorum, böyle olmayabilirdi.