Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası – European Bank for Reconstruction and Development (EBRD) son toplantısını Türkiye’de TÜSİAD eşliğinde yaptı. Ana gündemde tek bir konu vardı.

Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası Orta ve Doğu Avrupa, Orta Asya ve Güney ve Doğu Akdeniz’de aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 30 geçiş dönemi ülkesinden oluşuyor. Türkiye’deki son toplantının ana gündemi, teknoloji ihracatıydı. Bu anlamda ekonomide büyümenin sürdürülmesi masaya yatırıldı.

Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’nın her yıl yayınladığı “Transition Report/Geçiş Raporu”nun 2017-2018 dönemi tanıtımı TÜSİAD Genel Merkezi’nde gerçekleşti.

Orta ve Doğu Avrupa, Orta Asya ve Güney ve Doğu Akdeniz’de geçiş döneminde olarak tanımlanan 30’dan fazla ülkeyi mercek altına alan rapor, söz konusu ülkelerdeki siyasal ve ekonomik reformlar ve demokratik kurumların gelişiminin uzun vadeli ekonomik büyüme arasındaki bağlantıları ele alıyor. 2017-2018 dönemini kapsayan Geçiş Raporu “Büyümenin Sürdürülmesi” başlığını taşıyor.

Raporun tanıtım toplantısının açılış konuşmasını TÜSİAD Yönetim Kurulu Üyesi ve TÜSİAD Genel Sekreteri Dr. Bahadır Kaleağası yaparken EBRD Türkiye Yönetici Direktörü Arvid Tuerkner, EBRD Ekonomi, Kamu Politikaları ve Yönetişim Bölümü Yönetici Direktörü Mattia Romani de EBRD’nin Türkiye faaliyetleri ve Türkiye’de kamu politikalarını konu alan konuşmalar yaptılar.

Ekonomide büyümenin sürdürülmesi

“Büyümenin Sürdürülmesi” başlıklı Geçiş Raporu 2017-2018’in tanıtımını EBRD Araştırma Direktörü Ralph de Haas yaptı. Geçiş Raporu 2017-2018, özellikle orta gelirli ekonomilerin deneyimine atıfta bulunarak büyümenin sürdürülebilmesi konusuna odaklanıyor. Orta gelirli ekonomilerin, gelir seviyesinde verimlilik artışlarının ABD ortalamasının üçte biri ila üçte ikisi arasında yavaşlama eğilimine girdiğine dikkat çekilen raporda, geçmişteki güçlü büyüme performansının arkasındaki avantajları tüketen EBRD ekonomilerinin teknoloji ithalatının ötesine geçip yenilikçiliği temel alan, yeni bir büyüme modeline geçmesi gerektiği vurgulanıyor. Geçiş Raporu 2017-2018, EBRD bölgesindeki verimlilik artışındaki yavaşlamada bölgenin küçük ve nispeten verimsiz birçok küçük şirketin rolüne dikkat çekerken, ithalat rekabetinin artması, ihracat pazarına erişimin sağlanması ve küresel değer zincirlerine dahil olmanın, firmaları verimliliği artırmaya teşvik ettiğinin de altını çiziyor.

Raporun tahminlerine göre altyapı yatırımları sermaye ihtiyaçlarının yaklaşık yüzde 40’ını oluşturuyor. Bölgenin büyümesini desteklemek için önümüzdeki 5 yıl boyunca altyapıya 1,9 trilyon avro yatırım yapılması gerektiğini vurgulayan raporda, Türkiye’nin karayolu ağının gelişiminin pazar erişiminde artış, yeni ticaret bağlantılarının oluşumu ve tüketicilere sunulan ürün çeşitlerinin genişlemesi ve az gelişmiş bölgelerde gelir artışı gibi faydaları beraberinde getirdiği ifade ediliyor.

Raporda, Paris İklim Anlaşması taahhütlerinin yerine getirilebilmesi için sürdürülebilirlik politikalarının güçlenmesi ve enerji sübvansiyonlarının ortadan kaldırılması gerektiği belirtiliyor.

Reklamlar