UNICEF’in “Dijital Dünyada Çocuklar” adlı raporunda çarpıcı sonuçlar bulunuyor. İnternete erişse tüm yaşamı değişecek olan çocuklar var.

İnternet erişiminden uzak kalan, bugüne kadar dijital dünya ile hiç tanışmamış olan çocuklar var. Rapora göre dünya çocuklarının 3’te 1’i çevrimdışı. Aralarında dezavantajlı, engelli olanlar da çoğunluğu oluşturuyor. Durum gelişmekte olan ülkeler için vahim. Bu ülkelerde engelli genç bireylerin internete erişim hakkının sağlanması göz ardı ediliyor, bir devlet hizmeti haline dönüşemiyor. Onlar için “online” olmak, çevrimiçi olmak, internette gezinmek de bir fırsat eşitliği olmalı. İnsan haklarından biri olan bilgi edinme –  haber alma hakkı konusunda tüm dünyada adil bir dağılım olmalı.

Dijital uçurum açılıyor

Oysa ki araştırma sonucu idealden çok uzak olduğumuzu ortaya koyuyor. Sadece üçüncü dünya ülkeleri değil, gelişmekte olan ülkelerde de dijital erişimi olmayanlar var. Gelişmiş ülkelerle aralarındaki dijital uçurum giderek açılıyor.

UNICEF’in raporunda bu anlamda vurgular bulunuyor. Raporda, ”Özellikle engelli çocuklar için çevrimiçi olmak fırsat eşitliği, çevrimdışı olmak ise dışlanmak anlamına geliyor” ifadesi kullanılıyor.

Dijita dünyada çocuklar

Rapordan öne çıkan diğer ifadeler ise şöyle:

“Sanal dünyaya sorunsuz erişimi sağlayan teknik imkanların son derece dengesiz bir şekilde dağıldığı görülüyor. Araştırma için dünya genelinde akıllı telefon, tablet veya bilgisayar kullanan yaklaşık 63 bin çocuk ve gençle görüşülerek onlardan internetin hayatlarını nasıl değiştirdiğini anlatmaları istendi.

Sonuçta bu çocuk ve gençlerin yaklaşık üçte birinin sürekli olarak bir internet erişiminin olmadığı ortaya çıktı. Afrika’da ise bu oran daha da fazla: Burada 17-24 yaş grubundaki her beş kişiden üçü çevrimdışı. Avrupa genelinde ise aynı yaş grubunda her 25 kişiden birinin çevrimdışı.”

Sonuç olarak bu durum sadece bilgi edinme düzeyini değil, buna bağlı olarak gelir düzeyini de aşağı çekiyor. UNICEF Afrika’da yaptıkları gıda yardımları kadar, oradaki çocukları internetle tanıştırmanın da önemli olduğunu belirtiyor.