İşveren olarak genç çalışanlarınızın iş yerindeki deneyimini ölçebiliyor musunuz? Onlar hakkında ne kadar bilgiye sahipsiniz?

Y kuşağının çalışma hayatındaki etkisinin arttığı, dijital dünyanın kolaylıkları sayesinde daha şeffaf politikaların talep edildiği bir dünyada yaşıyoruz. Great Place to Work Enstitüsü daha üretken, daha verimli ve daha keyifli bir iş deneyimi yaşamak isteyen milenyum neslinin işe bakış açılarını analiz etmek üzere “Best Workplaces for Millennials- Milenyum kuşağı için en iyi çalışma yerleri” araştırmasını gerçekleştirdi.

Milenyum kuşağı yaptığı işte anlam arıyor

Araştırmaya göre, işlerinde yaşadıkları fiziksel, duygusal, profesyonel ve finansal durumlar dahil olmak üzere her gelişmeyi hayatlarının tümünü etkileyen bütüncül bir deneyim olarak gören bu nesil, sözlerden çok yaşadıkları tecrübelere itibar ediyor.

Yaptığı işte anlam bulamayan Y nesli çalışanlarının sadece yüzde 29’u verimli olabiliyor. Araştırma bulguları, bu kuşağın iş değiştirme olasılığının diğer nesillere göre 3 kat daha fazla olduğunu gösteriyor.

Y kuşağının çalışırken verimliliği “samimiyet deneyimine” bağlı

Küresel çapta 400 bin Y kuşağı çalışanının dahil edildiği araştırmada, çalışanlar arasında eşitliğin sağlanmasında belirleyici bir faktör olan güven duygusunun Y kuşağını daha fazla etkilediği ortaya çıktı. Araştırmadan elde edilen bilgilere göre, Y kuşağı için deneyimler, onlara verilen unvanlardan ve sözlerden daha inandırıcı. Bu nesil, yöneticilerin iş-hayat dengesinden bahsetmelerinden ya da yönetimin şeffaflığından söz etmelerini değil, bu değerleri günlük çalışma deneyimlerinde görmeyi talep ediyor. Bu taleplerin karşılandığı iş yerlerinde Y kuşağı, çeviklik ve yenilikçilik konularında 8 kat daha verimli oluyor.

Gençler çalışırken iş aramayı bırakmıyor

Araştırmadan elde edilen verilere göre, yaptıkları işte anlam bulamayan Y kuşağı çalışanlarının yüzde 60’ı yeni bir iş fırsatı arıyor, yüzde 21’i bir sene içinde işini değiştiriyor. Bu jenerasyonu anlayamamak önemli bir iş gücü kaybına neden olurken, bu nesle yönelik strateji belirlemeyen işletmeler, yenilikçiliği ve dinamizmi kaybetme riski ile yüzleşmek durumunda. Araştırma sonuçlarına göre bu durum, şirketler için ekonomik yönden tehdit edici bir unsur. 

Çalışan –  işveren ilişkisinde güven faktörü

Yüksek güven kültürünün tüm jenerasyonlar üzerinde olumlu bir etkisi olduğuna ancak bu etkiyi Y kuşağında daha yüksek seviyede gözlemlediklerine dikkat çeken Great Place to Work Türkiye Genel Müdürü Eyüp Toprak, araştırmaya ilişkin şunları aktardı: “Güven kültürünü inşa eden işletmelerde çalışan Y kuşağının yüzde 89’u çalıştıkları şirketlerde uzun sure kalmayı planlıyor. Bu nesil iş yerinde faydalı olmak, işlerine değer katmak eğiliminde. Araştırmamız bir fark yarattığını düşünen bu kuşağın, diğer çalışma arkadaşlarına göre mevcut iş yerinde 19 kat daha uzun bir gelecek planladıklarını gösteriyor.”

Eyup_Toprak_Great_Place_to_WorkGreat Place to Work nedir?

Great Place To Work Enstitüsü, kurum kültürü konusunda, 5 kıtada ve 60’tan fazla ülkedeki ofisleri ile sektör ayrımı olmadan tüm ölçeklerdeki şirketlere mükemmel işyerlerini inşa etmeleri, geliştirmeleri konusunda destek veren bir araştırma ve danışmanlık kurumu. Kamu ve kâr amacı gütmeyen sektörler de dahil tüm sektörlere hizmet sunmaktadır.

Enstitünün En İyi İşverenler listeleri, işveren markasının duyurulması ve güçlendirilmesi için şirketler tarafından tercih edilen ve kabul görmüş bir araştırmadır. Great Place To Work Enstitüsü’nün her yıl 7 bine yakın işletme ve 16 milyondan fazla çalışanı dahil ettiği analizleri, kurum kültürü alanında dünyada gerçekleştirilen en geniş çaplı araştırma olma özelliğini taşımaktadır.

Dünyaca ünlü Fortune Dergisi’nin 100 Best Companies To Work For listesi de Great Place to Work tarafından belirlenmektedir.